|
Kılıçdaroğlu: Genel başkanlık yapmanın alemi yok
Kategori: Genel, Kadın, SiyasetEklenme Tarihi: Tem 28th, 2010Ekleyen: YERELTÜRK "Yerel Haberin Ulusal Merkezi"CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ”CHP’nin oylarında anlamlı bir artış olmazsa, genel başkanlığı bırakırım” açıklamasına ilişkin soruyu yanıtladı. Kılıçdaroğlu, ‘anlamlı’ kelimesinden neyi kastetti?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ”Bir Başbakanımız var, kadın-erkek eşitliğine inanmıyor. Hak, verilmez, alınır. Türkiye’deki bütün kadınlara sesleniyorum. Kadınımız, Başbakan’ın bu söylemi karşısında sandığa gittiği zaman ‘Niçin ben bu ülkede ikinci sınıf yurttaş konumuna getiriliyorum’ diye sormalıdır’ ve Başbakanı sorgulamalıdır” dedi. Kılıçdaroğlu, Genel Merkezde düzenlenen CHP Kadın Kolları İl Başkanları Toplantısı’nda bir konuşma yaptı. Kılıçdaroğlu, toplantıya gelişinde gazetecilerin, bir gazetede yer alan ”CHP’nin oylarında anlamlı bir artış olmazsa, genel başkanlığı bırakırım” açıklamasına ilişkin soruyu yanıtladı. Sözlerinin gayet açık olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, ”Oylarda anlamlı bir artış olmadığı takdirde, genel başkanlık yapmanın alemi yok” dedi. Anlamlı kelimesinden neyi kastettiğinin sorulması üzerine de Kılıçdaroğlu, ”Anlamlı sözcüğünde bütün bunların hepsi yatıyor” yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu, toplantıda yaptığı konuşmada ise Türkiye’nin iyi yönetilmediğini ileri sürdü ve ülkenin açılım politikalarıyla karıştırılığını iddia etti. ”Öyle olaylar yaşanıyor ki ilk kez bu yönetimden halk korkmaya başladı. ‘Nereye gidiyoruz?’ soruları sorulmaya başlandı” diyen Kılıçdaroğlu, ancak bir umut bulunduğunu ve bu umudunu yeşerteceklerin de kadınlar olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, umudun, halkın partisi CHP olduğunu ifade etti. Ülkeyi yönetenlerin sorunlara değil, ranta talip olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, toplumun tüm kesimlerinin bu durumdan şikayet ettiğini, bu tabloyu ters düz etmenin, yeni bir tabloyu halkın önüne koymanın, gelecek kaygısı taşımayan bir Türkiye’yi yeniden ayağa kaldırmanın kendilerinin görevi olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ”Kadın-erkek eşitliğini hep savunurduk. Neden savunurduk? Bir eşitsizlik olduğunu bildiğimiz için savunurduk, ama şimdi bir Başbakanımız var, kadın-erkek eşitliğine inanmıyor. Bir şeyi daha unutmayın, hak, verilmez, alınır. Türkiye’deki bütün kadınlara sesleniyorum; Eğer, bu ülkede özgür çalışan, üreten, alın teri döken, evini geçindirmek için çaba harcamayı göze alan bir kadınımız, Başbakan’ın bu söylemi karşısında sandığa gittiği zaman, ‘Niçin ben bu ülkede ikinci sınıf yurttaş konumuna getiriliyorum’ diye sormalıdır ve Başbakan’ı sorgulamalıdır. Başbakan Sözde Avrupa Birliği’ne girmek için çaba harcayan bir kişidir. Acaba bu Başbakan, yurt dışına gittiğinde de ‘Biz, kadın-erkek eşitliğine inanmıyoruz’ söylemini dile getirebilecek mi? Getirmeyecektir, bundan kesinlikle eminim. Çünkü, takiye kültüründen gelenler, yani kafalarının arkasında başka planları olanlar, zaman zaman ağızlarından düşündüklerini dile getirirler. İşte o düşündüklerini dile getirdikleri konulardan birisi de kadın-erkek eşitliğine inanmamalarındır. Tablo bu.” Önlerinde zor bir tablo olduğunu, ancak zoru başarmak gerektiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, bunun için mücadele edilmesini istedi. Kadınların erkeklere göre sağ duyulu ve daha dirençli olduğunu, olayları daha iyi kavradığını ifade eden Kılıçdaroğlu, kadınları hayat dramını en güçlü yaşayan kesimlerden biri olarak gördüğünü kaydetti. -”TÜRKİYE’Yİ AYRIŞTIRDILAR, ŞİMDİ YOKSULLUĞUMUZU SÖMÜRÜYORLAR”- CHP’nin sadaka dağıtan bir anlayışla değil, sosyal devletin ilkeleriyle hareket edeceğini belirten Kılıçdaroğlu, ”AK Parti’nin ise iktidarını korumanın yolunu halkın fakirleşmesi olarak gördüğünü iddia etti. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: ”Onlar, yoksulluğu da sömürü alanı haline getirdiler. Bizim, inançlarımızı sömürdüler, etnik kimliklerimizi sömürdüler, Türkiye’yi ayrıştırdılar, şimdi yoksulluğumuzu sömürüyorlar. Bu acımasız iktidarı, her yere şikayet etmemiz lazım ve büyük kentin cephelerinde oturan yoksul kadınlarımıza şunu söylememiz lazım; ‘Sana bir kilo makarna, bir kilo bulgur veriyorlar da neden kendilerine bölüşümde havuzlu villa düşüyor. Eğer biz, bu ülkede yaşıyorsak alın teri döküyorsak, Anayasamızda sosyal devlet varsa, gelir dağılımındaki bölüşümde adalet bu mudur? Beyefendiye havuzlu villa düşecek, ama o kadıncağıza bir kilo bulgur veya makarna düşecek. Bunu çok iyi anlatmamız lazım. Biz, bu sorunu çözmeye kararlıyız.” Kadınlardan aile sigortasını topluma çok iyi anlatmalarını isteyen Kılıçdaroğlu, ”Halkın iktidarında 21. yüzyılda yaşanan ahlaki olmayan bu yoksulluğu sömüren düzene son vereceğiz” dedi. CHP iktidarında üniversite öğrencilerinin yurt sorununu da en geç 2 yıl içinde çözeceklerini söyleyen Kılıçdaroğlu, ”Eğer Türkiye Cumhuriyeti, şu ana kadar yurt sorununu çözmemişse, bu bilinçli bir çözülmemedir” diye konuştu. -”TOPLUMDAKİ ÖFKENİN NEREDEN, NASIL ORTAYA ÇIKACAĞINI KİM BİLİYOR?”- Kılıçdaroğlu, iktidarın yanlış uygulamalarıyla sosyal devletin temeline dinamit koyduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: ”Toplumu ayrıştırmak… Toplumdaki öfkenin nereden, nasıl ortaya çıkacağını kim biliyor? İnegöl’de çıktı, Dörtyol’da çıktı. Bu ülkede herkesin karnı doysaydı, bu ülke huzurlu bir toplum olsaydı bu tablolar yaşanır mıydı? 8 yıldır yönetiyorlar ve milletin karşısına çıkıp sıkılmadan şunu söylüyorlar. ‘Siz milletin karşısına hangi yüzle çıkacaksınız?’ diye bize soruyorlar. Utanması gerekenler, bize soru sormaya başladılar. Bu da utanmanın bir başka boyutu galiba. Bunu hazmetmek çok zor ama ‘ahlakı’ erdem olarak bilmeyenler, yalan söylemeyi ‘nasıl olsa ben söylerim, bu millet yutar’ diye görenler, bunları çok rahatlıkla söyleyebilirler ve söylüyorlar.” Kadınların siyasetin öznesi olması, ancak bunu kendi mücadeleleriyle sağlamaları gerektiğini dile getiren Kılıçdaroğlu, mücadele sonucu elde edilen hakkın gerçek anlamda hak olduğunu kaydetti. CHP’nin bir siyasi parti olarak tüzüğünde kadın kotası getirmiş olmasına rağmen, geçmişte kadınları ihmal ettiğini, siyasete getirmek istediklerinde kadınları öteledikleri öz eleştirisinde bulunan Kılıçdaroğlu, ”Şimdi yeni bir sayfa açtık. Hep beraber çalışacağız. Ben çalışıyorum, koşturuyorum, uyuyamıyorum, ama bir tek hedefim var. Bu ülkeye temiz siyaseti getirmek, bir refah devletini yaratmak” dedi. Bu hedefler için herkesin birlikte çalışmasını istedi. Kılıçdaroğlu, ”Bütün kadınlarımıza sesleniyoruz; Sizi ikinci sınıf yurttaş konumuna koyan, sizin elinizden Cumhuriyetin verdiği hakları bile acımasızca alan bu siyasi iktidara ‘dur’ demeniz lazım. Dur deyin ki, çocuklarınız gelecek kaygısı yaşamasın” diye konuştu. Vatandaşın çocuğunun iktidar sahiplerinin çocuklarıyla eşit koşullarda olmadığını da ifade eden Kılıçdaroğlu, ”Recep Bey’i daha çok eleştireceğiz. O kadar çok falsoları var ki, söyleyeceğiz ve halkla paylaşacağız. Ama benim söylemem yetmez, sizin de söylemeniz lazım” dedi. Kadınların erkeklerin giremedikleri yerlere bile girdiğini, her şeyi açıklıkla dile getirebildiklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, bu özelliklerini kullanmalarını ve toplumun tüm kesimlerine ulaşmalarını istedi. Konuşmasının sonunda eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’in kadınlar için yazdığı bir şiirinden ”Sen gücünü bil, dünyalar senindir, emek senindir, üründe senindir” dizelerini okuyan Kılıçdaroğlu, ”Aslında siz, her şeysiniz. Gücünüzü bilmiyorsunuz, size gücünüzü hatırlatıyorum. Lütfen o gücü kullanın” diye seslendi. AA |
|
|
|
|









