|
Westerwelle: Türkiye’nin yönü Avrupa’dır
Kategori: SiyasetEklenme Tarihi: Tem 28th, 2010Ekleyen: YERELTÜRK "Yerel Haberin Ulusal Merkezi"Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, “Türkiye’nin yönünün Avrupa” olduğunu söyledi ve “Karşılıklı ilişkilerin derinleştirilmesi ve Türkiye’nin AB’ye bağlanmasına büyük önem atfediyoruz. Bu bizim çıkarımıza” dedi. Westerwelle, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile bir araya geldiği çalışma kahvaltısının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, “Davutoğlu’nun, İran’ın diyalog konusuna hazır olup olmadığına ilişkin hangi bilgileri verdiğini, Mavi Marmara, İHH’nin Almanya’da yasaklanması ve Hamas’ın nasıl değerlendirileceği konularının ele alınıp alınmadığını” sorması üzerine Westerwelle, görüşmelerin, sadece kısmi konuların ele alınması durumunda işe yaramayacağını belirterek şunları kaydetti: “Biz nükleer programda kapsamlı bir şeffaflık istiyoruz. Milletler topluluğu, Türkiye ve Almanya bu konuda hemfikir. İran’ın bir nükleer silahlanma opsiyonu kabul edilemez. Bu, AB nezdinde de bizim hedefimiz. Biz, İran’ın görüşmelere hazır olmasını teşvik etmek istiyoruz. Türkiye ve AB’nin, İran’ın görüşmelere hazır olmasını teşvik ettiğini görüyoruz. Bunun da sağlanacağına inanıyoruz eylül ayında. Elbette bu göstergelerin değerlendirilmesi gerekiyor. Ancak kapsamlı bir işbirliğinin olacağına inanıyoruz. İran’ın pazartesi öğleden sonra Viyana’ya ulaşan mektubunu bu şekilde değerlendiriyoruz.” -”HEDEF, İRAN’I MÜZAKERE MASASINA GERİ GETİRMEK”- Westerwelle, pazartesi günü Brüksel’de AB’de yeni yaptırımlara ilişkin aldıkları kararın hedefinin, bir ülkeyi hedef almak olmadığını vurgulayarak, “Amacımız, İran hükümetini müzakere masasına, işbirliğine ve şeffaflığa geri getirmek. İran’ın elbette nükleer gücü sivil amaçlarla kullanmaya hakkı var, ancak aynı zamanda uluslararası yasal yükümlülüklerini yerine getirmeli, nükleer silahlanmanın önlenmesi için şeffaflık ve işbirliği içinde olmalı. Bu husus, Türkiye’nin de Avrupa’nın da güvenlik çıkarları, küresel güvenlik açısından çok önemli” diye konuştu. İHH ile ilgili olarak aynı isimli iki farklı örgütün olabileceğini ifade eden Westerwelle, “Almanya’da Federal İçişleri Bakanlığı tarafından örgüte getirilen yasak, Almanya’daki örgüte yönelik bir yasak” dedi. Westerwelle, Hamas ile ilgili olarak da “Biz Hamas’ı siyasi olarak kabul etmiyoruz. Çünkü bizim açımızdan şiddetle arasına bir mesafe koymuyor. Bu hem Almanya’nın hem AB’nin görüşü” diye konuştu. -TÜRKİYE’NİN AB ÜYELİĞİ- Bild gazetesine Türkiye’nin AB’ye üyeliği konusunda yaptığı açıklamalarla ilgili bir soru üzerine, Westerwelle şu görüşlerini dile getirdi: “Türkiye’nin AB’ye yönelmesiyle ilgili olarak sene başında Ankara ziyaretimdeki ortak basın toplantısında söylediklerimi tekrarlamak istiyorum. Bu, sadece federal hükümetin değil, benim aynı zamanda kişisel görüşüm. Çok büyük önem atfettiğim bir görüş bu. Bizim için bu konu stratejik bir öneme sahip. Sadece Almanya için değil, AB için de Türkiye’nin AB’ye yönelmesi büyük bir öneme sahip. Türkiye’nin yönü Avrupa’dır. Bu şekilde bundan sonra hiçbir şekilde yanlış yorum olmayacağını ümit ediyorum. Çünkü açıklamalarımın büyük çoğunluğu doğru yansıtıldı, sadece bazıları yanlış yorumladı. Bizim söylediklerimiz, şimdi tekrarladığımız hususlar. Biz karşılıklı ilişkilerin derinleştirilmesine ve Türkiye’nin AB’ye bağlanmasına büyük önem atfediyoruz. Bu bizim çıkarımıza. Biz bu konuda sonucu açık olan bir süreç üzerinde anlaştık. Otomatik bir süreç değil bu. Elbette bu konuda kriterlerin objektif bir şekilde yerine getirilmesi gerekir, ancak ahde vefa ilkesi bizim için asıldır ve bu anlaşmaların, hükümlülüklerin yerine getirilmesi gerekiyor. Bu, hem Almanya dış politikasının hem Avrupa dış politikasının önemli bir ilkesi.” Guido Westerwelle, çevre ve gıda güvenliği faslının açılmasına katkı sağladığını anlatarak, “Şu anda yapmamız gereken, karşılıklı olarak hükümlülüklerimizi yerine getirmektir ve kriterlerin yerine getirilmesidir. Daha sonra şunu söyledim: Bu halen geçerli, bu konuda bugün karar verilmeyecek. Zira bugün karar vermek zorunda olsaydık tespit edeceğimiz husus şu olurdu: Birçok müzakere faslı henüz açılmadı. Ancak bu konuda bugün karar vermeyeceğiz. Şu anda önemli olan, adil, objektif ve herhangi bir art niyet olmadan, herhangi bir saklı gündem olmadan bütün konuları madde madde ele almamız” diye konuştu. Terör örgütü PKK ile ilgili değerlendirmesi de sorulan Westerwelle şunları kaydetti: “Bizim açımızdan şu husus son derece açık: Biz terör faaliyetlerinin hiçbir şeklini kabul edemeyiz. Türkiye’de son yıllarda birçok insan terör faaliyetleri nedeniyle hayatını kaybetti. Türkiye’nin üzüntüsünü paylaşıyoruz. Aynı zamanda bu terör aktivitelerine karşı birlikte mücadele etme konusunda kararlıyız. Kimse terör aktivitelerinin desteklenmesini kabul edeceğimizi zannetmesin. Bunu kesinlikle kabul edemeyiz. Bu konuda son derece kararlıyız.” -”ALMANYA, KARŞILIKLI İLİŞKİLERİN GELİŞTİRİLMESİNE ÇOK BÜYÜK ÖNEM ATFEDİYOR VE TÜRKİYE’NİN AB’YE YAKINLAŞMASINA, BAĞLANMASINA ÖNEM VERİYOR” Westerwelle, “Almanya, karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesine çok büyük bir önem atfediyor ve Türkiye’nin AB’ye yakınlaşmasına, bağlanmasına önem veriyor’ dedi. Westerwelle, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ile bir araya geldiği çalışma kahvaltısının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Davutoğlu ile kendisini sadece iş ilişkilerinin değil, dostluğun da birleştirdiğini söyledi. Aralarında çok iyi bir işbirliği bulunduğunu ifade eden Westerwelle, bunun yaptıkları görüşme sayısından da anlaşıldığını belirtti. Türkiye il Almanya arasında stratejik diyaloğa büyük önem verildiğini anlatan Westerwelle şunları söyledi: “Almanya karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesine çok büyük bir önem atfediyor ve Türkiye’nin AB’ye yakınlaşmasına, bağlanmasına önem veriyor. Bu, bizim koalisyonda, üzerinde anlaştığımız tutum. Stratejik olarak büyük bir önem taşıyan bir ülke olan Türkiye’nin, Avrupa’ya yönelmesinin ne kadar önemli olduğu konusunda hemfikiriz, ancak her konuda hemfikir değiliz. Bu mümkün değil. Ancak bu yakın dostane ilişkilerimizi büyük bir değer olarak görüyoruz, sadece kendi ülkelerimiz için değil, aynı zamanda küresel düzeyde çözülmesi gereken sorunlar açısında da. Biz Türkiye’nin son yıllarda elde ettiği başarıyı takdirle karşılıyoruz, sadece ekonomide değil. İttifaktaki ortak çıkarlarımız var. Ancak insani ilişkilerimiz de çok önemli. Almanya’da 3,5 milyon Türk kökenli insan yaşıyor. Bu sene de 4 milyondan fazla Alman Türkiye’yi ziyaret ediyor. Bu, iki ülke arasındaki sağlam temelin göstergesi ve bu daha da geliştirilmeli.” -TÜRK-ALMAN ÜNİVERSİTESİNİN KURULMASI- Westerwelle, bu anlamda son Türkiye ziyaretinde bir Türk-Alman üniversitesi kurulması konusunu ele aldıklarını aktararak, “Sene başında bu projeyi nerede başlatabileceğimiz konusu üzerinde konuştuk. Mevkidaşım da eğitiminin büyük bir kısmını Alman okulunda tamamlamış. Bu da tabii ki onun bizi bu kadar büyük bir şevkle desteklemesini sağlıyor. Bu sene bu projeyi, en azından bir temel atma töreniyle başlatmak istiyoruz. Mekan konusunda bir karar verildi son aylarda. Artık somut bir sonuç elde ettiğimizi görüyoruz. Genç kuşağımız için güvene dayalı bu işbirliğimizin çok güzel somut bir sonucu” diye konuştu. -İRAN KONUSU- Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile uluslararası konuları da ele aldıklarını ve bunlar arasında İran’ın da bulunduğunu söyleyen Westerwelle şöyle devam etti: “Biz, Türkiye ve Brezilya’nın, İran’ı bir diyaloğa getirmek için çabalarını olumlu karşılıyoruz. Bu önemli bir katkıdır. İkimiz de şu konuda hemfikiriz: İran’ın bir nükleer silahlanması opsiyonu hiçbirimiz için kabul edilebilir bir çözüm değil. Bu, aynı zamanda bölgesel bir tehlike. Bu nedenle, AB dışişleri bakanlarının son kararları açısında da ve aynı zamanda Türkiye’nin bu konudaki sorumlu adımları açısından da İran’ın görüşmeye oturma yönünde bir irade beyan etmesinin çok önemli olduğunu düşünüyorum. İran ile Lady Ashton (AB Yüksek Temsilcisi Catherine Ashton) arasında bir görüşme olabileceği, olması gerektiğini düşünüyoruz. Zira Avrupa’da kararlaştırdığımız hususlar, yani yaptırımların hedefi, İran halkına zarar vermek değil, daha ziyade İran hükümetini diyaloğa geri getirmek, şeffaf olmaya sevk etmek.” Guido Westerwelle, diğer küresel konulara da değindiklerini belirterek, Gazze’deki olayların uluslararası düzeyde açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade ederek, bunun AB’nin de tutumu olduğunu söyledi. Terörle mücadele konusunda kararlı olduklarını vurgulayan Westerwelle, “Biz terör saldırılarını destekleyen hiçbir örgütü hoşgörüyle karşılayamayız. Terörle mücadele konusunda el birliğiyle çalışıyoruz ve bu konuda başarılı olmak istiyoruz. Bu konuda hiçbir şüphe yoktur ve bu bizim ortak çalışmalarımızın sürekli bir konusu” diye konuştu. Basın toplantısının ardından iki bakan, Boğaz’da tekne turu yaptı. AA |
|
|
|
|









